KÖYÜMÜZDEN HİKAYELER
Sitemize Hikaye Gönder
Ziyaretçi Defteri
Köyümüzden Hikayeler
Emmili Korkarmı Korkmazmı
N.Arslanın Horoz Hikayesi
Bir Omara Bir Duvara
Mucit Köylümüz Yusuf Kuzu
Halil Efendi ve Sarhoş
Halvacı İni
Buse Korkarsa
Kütük Yuvarlama
Yer Köprü Macerası
Göç Hikayesi
Su Paraylamı Olurmuş
Kız İsteme
Tavuklu Saat Tamiri
Çavuş hikayesi
Deşduvan Hikayesi
Robot Resim
Ali Irzanın Yokuşu
Av Köpeğinin Şoförlüğü
Et Yeme Hikayesi
Müftü İle İspir Mustafa
Paşa Çayı
Gransimit Elması
Mehmet Çavuş Maçta
Çoban Arkadaşlar
Kümül Yıkma Hikayesi
Savcının Oğlu Ahmet
Çolak Havvanın Tahlili
Babacanın Çardağı
Çolak Ahmet Ağaç Keserse
Asansörün İçinde Bekliyorlarmış
Saatçi Ali ve Ali Korkmazin Köye Yolculuğu
Saatçi Ali'nin Bıldırcın Hikayesi
Kemal Aydın'ın Duası
Dozerci Mustafa
duygunun şiiri
Kıssadan Hisseler
Sarım Gelin Öyküsü
Yeni sayfanın başlığı
.
Mucit Köylümüz Yusuf Kuzu

=1970 Lİ YILLARDA KANAT YAPARAK UÇMAYA ÇALIŞAN

MUCİT BİR KÖYLÜMÜZÜN HİKAYESİ=

 

İlk okulu bitirdiğimiz 1970’ li yıllardı. Köyümüzün geçimi tarıma dayandığı için yaylada güzün ekin ekmek için bir ay kadar babalarımızla yaylada kalırdık. Babam ve babam gibi o dönemin insanları öğleye kadar öküzlerle, bir kutu tohum atar  iki evlek kadar yeri sürerler, öğleden sonrada öküzleri salarlar  bizlerde  akşama kadar bu öküzleri güderdik.  

Çift sürme işi bitince genelde arkadaşlarla bir araya gelirdik. O dönemlerde hep beraber hayvan güttüğümüz çok sevdiğim arkadaşım Yusuf KUZU bir ara Mersinde bulunan abisinin yanına gelir, burada sinemaya gider ve bir film izler,  filimde bir adamın kanat takıp uçtuğunu görünce kafasından plan yapar ve uçmak için kanat yapmayı kafasına koyar. 

(Zaten bu arkadaşım daha ilk  okulda birlikte okurken teknolojiye çok meraklıydı, enteresan işler yapmayı çok severdi. Bazen ağaçtan bir el arabası, bazen bulduğu pillerle bir elektrik,bazen  üç tekerlekli bir  bisiklet gibi  yeni yeni  bir şeyler yaptıkça biz kendisine hayran kalırdık.)

Güzün hasat sonu olduğu için tarlalardan, harman yerlerinde nohut toplar Bardat’ta satar parasını harcardık. Ben ve benim gibi arkadaşlar bu paralarla lokum şeker gibi yiyecek maddeleri alırken,Yusuf arkadaşım havada kuş gibi uçma planı olduğu için topladığı nohutları satar sadece bakkallardan boşalmış beyaz bez şeker çuvalları satın alır, bunları bir birine dikerdi. Derken epey şeker çuvalı satın aldı ve birleştirdi. Yine köyden getirdiği kavak sırıklarını değişik ebat ve şekillerde keserek bir birlerine çivi ile çakarak  iki kanat haline getirdi ve bu kanatları birleştirdi, biriktirerek birbirine diktiği şeker çuvalı bezlerini itinalı bir şekilde bu ağaçlar üzerine yerleştirdi. Artık uçmak için kanatlar hazırdı.

(tabi bu çalışmalar babadan, anneden gizli yapılırdı. Duyarlarsa azarlanırdı, dayak bile yenirdi.) 

 

Yusuf arkadaşım kanat şekline getirdiği bu  aletin alt kısmına girer saatlerce altında koşar uçmaya çalışırdı. Günlerce bu denemeleri devam etti. Bu denemeleri sırasında yarım metre kadar havaya kalksa bile tam bir uçmayı başaramadı. Ancak yılmadan bu denemelerine devam ediyordu ki 

bir gece çıkan kuvvetli bir rüzgar, bu aleti önüne katarak baradat alanında yuvarlaya yuvarlaya sürükleyip götürüp gitti  ve kanadın ağaçlarını ve bezlerini param parça etmişti, arkadaşım kanatları bu halde bulunca çok üzülmüştü.  

 Daha sonra annesi oğlunun bu işi yaptığını duyunca;

 “ A GUZUM O GADAR ÇUVALI  NE YOYDUĞN ”

diyerek iyi de bir azarlamıştı.  

Burada anlatmak istediğim, 1970’li yıllarda köyümüzün bir genç beyninin yokluklar içerisinde uçma düşüncesiyle bir alet geliştirme, bir icat yapma çabasıyla hareket ederken, yine yokluklar nedeniyle bir şeker çuvalının bile o dönemde bir anne için ne kadar önemli olduğunu anlatmak istedim.  

(Arkadaşım Yusuf KUZU’nun  bugün elektronik alanında başarılı bir işyerinin sahibi olması nedeniyle kısmen hayallerini gerçekleştirdiği için bizlerde gurur duymaktayız. 
Güncelleme: 14 Haziran 2008
Gönderen: Orhan KOÇAK                 
   





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: erdem( erdem_akkan_hotmail.com ), 13.12.2008, 20:17 (UTC):
hikaye çok güzel çokda komik.....

Yorumu gönderen: İsa ÖZ( ), 16.06.2008, 06:08 (UTC):
çok güzel yorumlamişsin orhan abi.bizleri de güldürdün.saygılar



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız:


GEZENDE BARDAT


 
GÖRÜS VE ÖNERİ YAZ
 
 

gezendekoyu.tr.gg arşivleri

Resimler Sayfamız 1

Resimler sayfamız 2

Gezende Haberler arşivi

Köyümüzden Hikayeler

Röportajlar Sayfası

Makaleler

1. Gezende Erik Festivali
160
2. Gezende Erik Festivali

Yöresel Şiveler

Yöresel Konuşmalar

Gezende Muhtarlığının çalışmaları
Gezende Köyü Muhtarı Meral ÇELİK
 
Köyümüzle ilgili paylaşmak istedikleriniz için bize ulaşın
email:
halil_3375@hotmail.com 
Tel: 0505-221-7128
Halil ve Nurcan KOÇAK


Mersinden Mehmet KOÇAK ait(Şoför)
Email:
radyotaseli@hotmail.com
Tel: 0535-530-3999
100

Gelenek Göreneklerimiz
img246/9770/tara0005vj7.jpg


Yöresel Yemeklerimiz


Dedemin Bıraktıkları
Benim Kaybettiklerim



Yöremize Ait Radyolarda Müzik ve Sohbet



TAŞELİ FM



ttp://www.uluinsaat.com.tr/
 
 
 

Halil&Nurcan KOÇAK
Eylül 2007

Bugün 1 ziyaretçi (17 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Halil ve Nurcan KOÇAK
Samsundan Selamlar
www.gezendekoyu.tr.gg

Web Stats

Sitenizesayac.com